Bugün 29 Mayıs...Türk ve dünya tarihinin akışını değiştiren en büyük dönüm noktalarından birinin yıl dönümü. Bundan tam 573 yıl önce, 29 Mayıs 1453 Salı günü, Fatih Sultan Mehmet Han komutasındaki Osmanlı ordusu Konstantinopolis'i fethederek yalnızca bir şehri değil, tarihin yönünü de değiştirdi.İstanbul'un Fethi; bir askeri başarıdan çok daha fazlasıdır. Bu büyük zaferle birlikte 1058 yıllık... Okumaya Devam et →
Koltuğun Cazibesi
Bu yazı, günlük siyasi polemiklerin veya partizan yaklaşımların tamamen uzağında, tamamen kurumsal yönetim ilkeleri çerçevesinde kaleme alınmıştır. Siyasetin kendine has dinamikleri olsa da; organizasyon yönetimi, liderlik psikolojisi ve kurumsal mükemmellik ilkeleri evrenseldir. Son günlerde siyasette yaşanan gelişmeleri bir siyasi analiz olarak değil; bir insan kaynakları profesyoneli ve EFQM uzmanı gözüyle, “makam tutkusunun liderlik körlüğüne dönüşmesi”... Okumaya Devam et →
Her Zaman Güçlü Olanlar Kazanmıyor
Yazı altındaki bu kısa videoyu izlerken sonunu merak ettiriyor. Videonun sonunda yapılan kısa yorum ise aslında hep konuştuğumuz çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlattıyor. Hayatta her zaman en güçlü olan kazanmıyor. 1934 yılında Türkiye semalarında yaşandığı anlatılan “Leylekler ve Kartallar Savaşı” ilk bakışta sıradan bir doğa hikâyesi gibi görünüyor. Ancak biraz dikkatle bakınca; organizasyon, kriz... Okumaya Devam et →
Uluslararası İnsan Kaynakları Günü
20 Mayıs Uluslararası İnsan Kaynakları Günü kutlu olsun.Üretim proses hattından Ar-Ge süreçlerine, kalite yönetim sistemleri ve kurumsal süreç modellerine kadar farklı alanlarda çalışmış biri olarak; yıllar içerisinde şunu çok net gördüm:Bir kurumun gerçek gücü, insanı nasıl yönettiğinde saklıdır.Lastik sanayiinden yerel yönetimlere, hastane yönetiminden profesyonel spor kulüplerine, kent konseylerinden yükseköğretim kurumlarına kadar farklı yapılarda edindiğim deneyimler... Okumaya Devam et →
Görünür Olmak mı, Sessiz Kalmak mı?
Sosyal medyayı oldukça aktif kullanan biriyim.Zaman zaman bununla ilgili eleştiriler de alıyorum elbette… “Bütün zamanını buna mı harcıyorsun?” “Bu kadar paylaşım neden?” “Biraz geri çekilsen olmaz mı?”Belki dışarıdan bakıldığında sürekli ekran başındaymışım gibi görünüyor olabilir. Oysa işin benim tarafımdaki anlamı çok farklı… Ben sosyal medyayı hiçbir zaman sadece görünmek için kullanmadım.Yıllardır blog yazıyorum. ekremozturk.com üzerinden... Okumaya Devam et →
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.