Haddini bilip mütevazı olmak

Yaşadıkları toplum içinde kadir ve kıymetleri bilinmeyenler, tevazuları sayesinde er geç yükselir, şereflerine ererler.
Büyüklük kompleksine kapılanlar ise, toplum tarafından zamanla yaşadıkları muhit içinde birer yabancı unsur hâline gelirler.
Bir insanın insanlığı, onun tevazu, makam, mevki, servet ve ilim gibi halkın itibar ettiği şeylerin onu değiştirmemesiyle belli olur.
Zikredilen hususlardan biriyle düşünce ve davranışlarında değişikliğe uğrayan kimsenin ne tevazusundan, ne de insanlığa yükselmesinden bahsedilebilir.
Alçak gönüllülük, hemen bütün güzel huyların anahtarı mesafesindedir. Onu elde eden, diğer güzel huylara da sahip olabilir.
Kibir ve ululuk “Zât-ı Ulûhiyet”in sıfatlarından olduğundan, büyüklük taslayıp şımarıklık yapanlar, hemen her zaman O’nun “Kahhâr” eliyle kıskıvrak yakalanmış ve helâk edilmişlerdir.
Haddini bilip mütevazı olanlar ise, yükselip O’nun huzuruna ermişlerdir.
Allah bizleri haddini bilen kullarından eylesin. makam, mevki ve servet hevesine kapılıp, ilimden, irfandan ve tevazudan uzak eylemesin.
Cumanız mübarek olsun.

Ekrem Öztürk'ün fotoğrafı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu